GÖL / THE LAKE

2015
Single Channel Video, 14:58 min

Devinen imgeler kendileri dışında bir şeye referans vermemekle beraber herhangi bir anlamın taşıyıcısı değildirler. Bir akış-değişim-yeniden oluş-başa dönüş sürekliliği vardır. Süreklilikleri sanki kendilerine doğru dönmeye bir eğilimdir. Kendilerini ararlar fakat aslında kendilerindedirler. Seyirliktirler. Tarihsellikten soyutlanmıştırlar. Soyutlanmayanlar ise sembolik olarak hiçbir anlama gelmezler.

İşler; doğrudan ya da bir pencere arkasından görülen şeyleri, gündelik detayları çerçeveler. Çerçevelemenin nasıl oluşturulduğundan ziyade çerçevelenenin içinde saklı olan davranışı ortaya çıkarmak önemlidir. Bu davranış gündelik zaman-mekan rejiminin kurallarına ufak fakat kritik müdahalelerle oluşturulur. Davranış, çerçevelenenin içinde potansiyel olan özgün bir zaman-mekan rejimi ortaya çıkarır, zamana ve mekana dair olanaksız bir olasılık fikri barındırır. Sezgisel müdahalelerle ortaya çıkarılan bu davranışlar, çerçevenin ötesine taşan bir aşkınlık hissi oluşturur.

 

In these unstable times in the second decade of 21 st century, where everything becomes faster, more complicated and extraverted day by day, the Lake simply directs us to interpret the perceived world in a reductionist mode.

The Lake offers a contemplation gap; where we can find a distinct reality, within an alternative time-space regime, which delibaretly is isolated from the cultural, the political, and the civilized. As if its perpetuity (the Lake) is an intrinsic disposition of itself. It has similar tensions as we have over and over again in this very time-space regime.

lake