THE HOUSE

2017
Mekansal Enstalasyon, Sis, Işık, Ses, Silikon, Bulunmuş eşyalar

bienal-dönük

 Kapı bir karanlığa açılıyor.
 İçeride zaman donmuş.
 Şimdi yok.
 Var olan tek şey karanlığın kendisi.
 Mekana katılıyorsun.
 Gözlerin karanlığa alışmaya başlıyor.
 Bazı şeyler görmeye başlıyorsun
 Bazı şeyler seni görmeye başlıyor.
 Bir yerin ‘ev’ olduğunu nasıl anlarsın?
 Şeyler yabancı değiller,
 Tanıdık da değiller.
 Katılaşmış hayaletler gibi…
 Dokunabildiğin ama hissedemediğin.
 Her yere ait ama hiçbir yere ait olmayan.
 Varlığın, karanlığa katıldığında
 Donmuş zamanı harekete geçiriyor
 ama bambaşka bir biçimde:
 Zaman akmıyor, taşıyor mekana…
 Bir ışığın uyurgezerliğinde,
 Sesler uyanıyor.
 Farklı zamanlardan gelen sesler
 Mekanın çatlaklarından usulca sızıyor.
 Bu karanlığın içinde mekan,
 İçine çektiği ne varsa geri veriyor.
 Sen evden çıkarken,
 Işık karanlığa geri dönüyor,
 Katılaşmış hayaletler de uykularına.
 Ve mekan durağanlığına…
 
Yoğunluk Sanat İnisiyatifi tarafından 15. İstanbul Bienali için tasarlanmış ve uygulanmıştır.
SAHA – Çağdaş Sanatı Destekleme Girişimi’nin desteğiyle üretilmiştir.
 
 

 THE HOUSE

2017
Spatial Installation, Fog, Light, Sound, Found objects
 
The door opens into a darkness.
 Inside, the time is frozen.
 There is no present at all.
 Only presence is the darkness itself.
 You join it,
 Your eyes get accustomed to it.
 You start to see things,
 Things start to see you.
 How do you figure out that somewhere is a house?
 Things are not unfamiliar.
 But not familiar at all.
 They are like solid ghosts,
 Which belong to anywhere.
 Which belong to nowhere
 Your existence in this darkness,
 Makes the frozen time move again,
 In a distinct manner:
 Time doesn’t flow, it floods into the space.
 A sleepwalking body of light,
 The sounds awaken…
 Sounds from different eras leak from the cracks
 delicately.
 In this darkness,
 What is absorbed up to now, is being revealed.
 As you leave the house,
 The body of light withdraws into the darkness,
 The solid ghosts into their sleep
 And the space into its rest.
 
 Commissioned by the 15th İstanbul Biennale 
Produced with the support of SAHA
 
abajur-web